Derdinize Derman Arıyorsanız!!!

6/11/2007 - Modaya Uymak Hastalık

Kategori: Edebiyat

Hekimoğlu İsmail Zaman'da yazdı...Bir insan kendini idare edemezse, başkasını nasıl idare etsin?


Cimri de olmayalım, israf da etmeyelim...

İktisadın lügat manası, "amelde itidal"dir. Kast kelimesinden türetilmiştir. İstediğini iyi bilen, eğilip bükülmeden onu gerçekleştirmeye çalışan... İktisat, istenen şeyi iyi bilmek manasına geldiğine göre Müslüman'ın istediği de Allah'ın rızasını kazanmak olmalıdır.
İslamiyet, paraya, mala, sokağa, çarşıya, pazara müdahale eden bir dindir. Kur'an-ı Kerim'de, "Onlar harcadıkları vakit cimrilik de israf da etmezler." buyrulmuştur. (İsra 29, Furkan 67)

Hayatta en zor şeylerden biri başkasına muhtaç olmaktır. Başkasına muhtaç olmamanın çarelerinden biri de tutumlu olmaktır. Yemede, giymede, gezmede...

Tuhaf bir durum var; insanlar en güzel yemekleri bol bol yiyorlar. Sonra da tedavi olmak için yediklerinden daha fazlasını ilaçlara veriyorlar. Pek çok baklava yedik, börek yedik, en güzel şekilde beslendik; onların hepsi gitti. Eskiden can boğazdan gelirdi; şimdi can boğazdan çıkıyor.

Tasarruf, geniş daireden dar daireye çekilirse tutumluluk olur. Para, kazanarak artırılamaz. Tutumlu kimse gelir gider dengesini iyi kurar. Gideri gelirinden azsa, o şahıs mal mülk sahibi olur inşallah. Peygamberlerden evliyalara, alimlere kadar tüm İslam büyüklerinin bütünü tutumlu kişilerdir. Çünkü tutumluluk hayatı kolaylaştırır, bereketlendirir.

Bugün iktisat, dünyanın en çok üzerinde durduğu bilim dalı... Çünkü iktisadın gücü olmazsa, koskoca devletin yapısı, sistemi, ekonomisi, her şeyi bozulur.

Maalesef modernizm ihtiyaçları artırdı. Evlerde bir tencere yemek pişmiyor, beş tencere yemek pişiyor.

"Vallahi para için değil"(!) "Gayemiz hizmettir, para istemez"(!) "Dünya işine dalmamak gerek"(!) "Kefenin cebi yok"(!)

Bunlar Asr-ı Saadet'i anlamayan Müslümanların ifadeleridir. Başta Peygamberimiz olmak üzere sahabenin bütünü Müslümanca bir hayat yaşamışlar. Helal kazanmak ve helale para harcamakta o kadar ileri gitmişler ki, Hazreti Ömer zamanında zekat verecek fakir bulamamışlar, kalplerini kazanmak için gayrimüslimlere zekat vermişler. Biz de gayrimüslimden para alacak duruma düştük...

İnsanlar şerefini, izzetini eşyadan alıyorsa onları kötü günler bekliyor demektir. Müslüman'ın şerefi de, izzeti de ilminde ve ahlakındadır. Mobilyası pahalı olan itibar görüyorsa, o toplum yıkılma yolundadır. Herkes imkanları nispetinde hayatını tanzim etmeyi bilmelidir. Eşyayla övünmek, eşyayla mutlu olmak İslam'a aykırıdır. Bu hatalı yaşayış, fakir zengin ayrımını doğurdu. Devletler, milletler savaşı bitti, tabaka-i beşer savaşları başlıyor.

"Bir şey, bütünüyle elde edilemezse bütün bütün de terk edilemez" sırrınca, İslam nizamı içinde bulunmayan kimseler, en azından kendi şahıslarında özel hayatlarında İslam iktisadını yaşayabilirler.

Modaya tabi olmak, eşyadan huzur beklemek, rahata düşkünlük; bunlar hastalıktır. Bir insan kendini idare edemezse, başkasını nasıl idare etsin?

Ne garip bir hal içine düştük; Peygamber'i müdafaa edenler, Peygamber'e tabi olmuyor...

Hekimoğlu İsmail / Zaman

1 YorumYorum yaz!Bağlantı

6/11/2007 - Kaostan Kaçış

Kategori: Edebiyat

“Ey iman edenler! Eğer Allah’a karşı takvâlı davranırsanız; O size hakkı bâtıldan ayırt etme hasleti verir, kötülüklerinizi de örter ve sizi bağışlar. Allah çok büyük lütuf ve ihsan sahibidir.”

(Enfâl (Karizmatik / 29)



Kaos ve kargaşanın ilacı; Allah’tan korkup takvâlı hareket etmektir. Hak-bâtıl ayırımının güçleştiği, kim haklı? Kim haksız? Şaşkınlığının yaşandığı durumlarda, çıkış yolu takvâya sarılmaktır. Çıkışın önü tıkandığında yolu açacak Allah korkusu ile hareket (takvâ) tir. Böyle hareket edildiğinde “Furkân” yani hakkı bâtıldan ayırt edebilme güzü kazanabilmek; Rabbimizin teminâtıdır. Merhametlilerin en merhametlisi (Erhamurrâhimin)” olan Allah, bu yolla bizi sıkıntılardan halâs edeceği gibi, ayıplarımızı da kimselere göstermeyecek ve hatalarımızı bağışlayacaktır.

İnsanlar bedeni rahatsızlıkları hususunda nasıl davranacaklarını bildikleri gibi, manevi buhran/krizden de nasıl kurtulacaklarını elbette bilmelidirler.

Her sıkıntısına maddi açıdan yaklaşıp, dermanı materyalist reçetelerde aramak beyhûde çabadan öteye geçemez.
Fizyolojik rahatsızlıkların büyük çoğunluğuna psikolojik zaviyeden yaklaşıldığı günümüzde, müslümanın şahsî ve ictimâî  bütün mesele ve müşkillere manevî açıdan yaklaşması kadar tabiî ne olabilir..

Şahsi işi iyi gitmeyen Müslüman da, ülkesinde olup bitenden şikâyetçi olan Müslüman da; Allah’la arasını düzeltecektir ki, çıkış yolu bulabilsin.


Sözlerin En Güzeli

Kur’an’dan Yol Haritası

Prof. Dr. Osman Öztürk

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

17/8/2007 - Kıl Beni Ey Namaz

Kategori: Edebiyat
Kıl Beni Ey Namaz
Çöllerden Topla Hücrelerimi
Rahmetinin Vahasında Ağırla Bu Yitik Kalbi

Kıl Beni Ey Namaz
Secdede Ruhumu Yeniden Fısılda Bana
Şahdamarı Yakınlığından Emzir Bu Puslu Bedeni

Kıl Beni Ey Namaz
Küçülsün Dağlar
Denizler Taşsın
Dağılsın Kalabalıklar
Rüku Rüku Doğrult Eğriliklerimi

Kıl Beni Ey Namaz
İkiye Bölünsün Kalbim
Ortasından çatlasın Kıblenin şakağında
Sevginden işaret Parmağı Değsin Yeter Ki Göğsüme

Kıl Beni Ey Namaz
Topla Sevdalarımı Kırık Aynaların çatlaklarından
Ömrüme ilikle Sevinçlerimi
Firuze Düşler Düşür Alnımın şafağına

Kıl Beni Ey Namaz
Tenim İbrahim Gibi Ateşe Düşmüşken
Uzak Tut Nefsimin Nemrudundan Beni
Gül Kokulu Serinlikler Yağdır Yüreğime

Göznurum Ey
Canım Namaz
Kıl Beni Ey ömrüm Namaz
Secdene Al Beni De
Gül Değdir Gönlüme
Aşkına Yaz Beni De Yarim Namaz

Kıl Beni Ey Namaz
Günahın, isyanın, Nisyanın Kuytusunda Büyüttüğüm
Pişmanlığımın Yüzünü Yerden Kaldır
Utandırma Beni
Al Karanlıklarımı
Gözbebeğinde Yıka

Kıl Beni Ey Namaz
insan Kıl Beni
Doğru Kıl
Duru Kıl
Diri Kıl Beni
insan Kıl Bu Bedeni

Ah, Alnımı Dayadığım Secdegahıma Kim Serpti Bu incileri Kim
Kim Bu Dua Hammalı Ellerimin Yüküne Ortak Kim
Ah, Ziyankar-i çarık
Ah ,namütenahim Kavrayışın Yolcusu
Ah, içimde Biriktirdiğim Yalnızlığın Seyrüsefer Gölgesi Ah..

Gitmek, Gidememektir Kendimden
Amentünün Arasatında Bir Tedirginim Ben
Aklımın Köşe Bucak ilticaları Sevgilide Kaldı
Hangi Gaflete Büründü Ki Ellerim
Sızlatıyor Dokunduğu Tenleri Ah..

Haydi Felaha
Haydi Felaha
Haydi Namaza
Haydi Kurtuluşa


Göznurum Ey
Canim Namaz
Kıl Beni Ey ömrüm Namaz
Secdene Al Beni De
Gül Değdir Gönlüme
Aşkına Yaz Beni De Yarim Namaz
2 YorumYorum yaz!Bağlantı

<- Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

İslam üstündür , alt edilemez.(Hadis:Buhari,Cenaiz:79)

Kategoriler

Arkadaşlarım

islamibloglarbirligi
imaninsartlari
dinivideo
fotoders
kalbimizbir