23/7/2007 - Peygamberler |
Kur’an’da
da belirtildiği gibi yüce Allah, asırlar boyunca peygamberler
göndermiş, insanları onlar aracılığıyla gerçeği benimseyip yaşamaya
çağırmıştır. Kendilerine peygamber gelmemiş hiçbir topluluk ve ümmet
bulunmadığı Kur’an’da şöyle dile getirilmektedir: “(Geçmiş) her ümmet
içinde mutlaka bir uyarıcı peygamber bulunagelmiştir.” (Fatır 35/24),
“Allah’a and olsun ki biz senden önceki ümmetlere de peygamberler
göndermişizdir...” (Nahl 16/63).
Peygamberlik,
Allah vergisidir. Çalışma, ibadet ve taatla elde edilemez. Allah,
peygamberlik yükünü taşıyabilecekleri ve layık olanları bilir ve
dilediğini peygamber olarak seçer: “Bu, Allah’ın lütfudur. Onu
dilediğine verir...” (Cum’a 62/4). Bu seçimde mal, mülk, şan, şöhret ve
makam etkili değildir. Her konuda olduğu gibi peygamberlik konusunda da
orta yolu gözeten İslam, onları İlah mertebesine çıkartmamış, Allah’ın
elçisi ve kulu saymıştır. Biz, peygamberlerin vahiyle şereflendirilmiş
ve diğer insanlarda bulunmayan niteliklere sahip, seçkin kişiler
olduklarını kabul ederiz. Fakat onların hiçbirisinde Tanrılık özelliği
olmadığına, Allah’ın müsaadesi dışında fayda sağlama ve zararı giderme
güçlerinin bulunmadığına, Allah’ın bildirdikleri dışında gaybı
bilmediklerine inanırız (Maide 5/72-73, 75; A’raf 7/188; Tevbe 9/30).
Peygamberler
sadece dini tebliğle yetinmemişler, dinî esasları açıklamışlar, sonra
ümmetlerine öğretmişler, onları eğitip kötülüklerden arındırmışlardır.
Bu işleri yaparken davalarından taviz vermemişler, bu uğurda pek çok
eza ve sıkıntıya göğüs germişlerdir.
Kur’an-ı
Kerîm’de de bildirildiği gibi, peygamberlik Hz. Muhammed ile son
bulmuştur: “Muhammed sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir.
Fakat o, Allah’ın resûlü ve peygamberlerin sonuncusudur...” (Ahzab
33/40). Artık ondan sonra peygamber gelmeyecektir. O’nun getirdiği
mesaj da kıyamete kadar sürecektir. |
| • yok Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
27/5/2007 - Bakara'dan |
|
114. |
Allah’ın mescitlerinde onun adının anılmasını yasak eden ve onların yıkılması için çalışandan kim daha zalimdir. Böyleleri oralara (eğer girerlerse) ancak korka korka girebilmelidirler. Bunlar için dünyada rezillik, ahirette de büyük bir azap vardır. |
 |
|
115. |
Doğu da, Batı da (tüm yeryüzü) Allah’ındır. Nereye dönerseniz Allah’ın yüzü 25 işte oradadır. Şüphesiz Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir. |
 |
|
116. |
“Allah, çocuk edindi” dediler. 26 O, bundan uzaktır. Hayır! Göklerdeki ve yerdeki her şey Allah’ındır. Hepsi O’na boyun eğmiştir. |
 |
|
117. |
O, gökleri ve yeri örneksiz yaratandır. Bir işe hükmetti mi ona sadece “ol” der, o da hemen oluverir. |
 |
|
118. |
Bilmeyenler, “Allah bizimle konuşsa, ya da bize bir mucize gelse ya!” derler. Bunlardan öncekiler de tıpkı böyle, bunların dedikleri gibi demişti. Onların kalpleri (anlayışları) birbirine benziyor. Biz âyetleri, kesin olarak inanacak bir toplum için açıkladık. |
 |
|
119. |
Şüphesiz biz seni hak ile; müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemlik olanlardan sorumlu tutulacak değilsin. | |
| • yok Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
27/5/2007 - En'am'dan |
|
74. |
Hani İbrahim babası Âzer’e, “Sen putları ilah mı ediniyorsun? Şüphesiz, ben seni de, kavmini de apaçık bir sapıklık içinde görüyorum” demişti. |
 |
|
75. |
İşte böylece İbrahim’e göklerdeki ve yerdeki hükümranlığı ve nizamı 14 gösteriyorduk ki kesin ilme erenlerden olsun. |
 |
|
76. |
Üzerine gece karanlığı basınca bir yıldız gördü. “İşte Rabbim!” dedi. Yıldız batınca da, “Ben öyle batanları sevmem” dedi. |
 |
|
77. |
Ay’ı doğarken görünce de, “İşte Rabbim!” dedi. Ay da batınca, “Andolsun ki, Rabbim bana doğru yolu göstermezse mutlaka ben de sapıklardan olurum” dedi. |
 |
|
78. |
Güneşi doğarken görünce de, “İşte benim Rabbim! Bu daha büyük” dedi. O da batınca (kavmine dönüp), “Ey kavmim!” Ben sizin Allah’a ortak koştuğunuz şeylerden uzağım” dedi. |
 |
|
79. |
“Ben hakka yönelen birisi olarak yüzümü, gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Ben Allah’a ortak koşanlardan değilim.” |
 |
|
80. |
Kavmi onunla tartışmaya girişti. Dedi ki: “Beni doğru yola iletmişken Allah hakkında benimle tartışmaya mı kalkışıyorsunuz? Hem sizin ona ortak koştuklarınızdan ben korkmam; ancak Rabbim’in bir şey dilemiş olması başka. Rabbim’in ilmi her şeyi kuşatmıştır. Hâlâ düşünüp öğüt almayacak mısınız?” |
 |
|
81. |
“Allah’ın, size, hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri ona ortak koşmaktan korkmuyorsunuz da, ben sizin ortak koştuğunuz şeylerden ne diye korkayım? Öyle ise iki taraftan hangisi güvende olmaya daha layıktır? Eğer biliyorsanız söyleyin.” | |
| • yok Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
|
Hakkımda
İslam üstündür , alt edilemez.(Hadis:Buhari,Cenaiz:79)
Kategoriler
Arkadaşlarım
• islamibloglarbirligi • imaninsartlari • dinivideo • fotoders • kalbimizbir
|